FUTBOL
TURNUVASI FİNAL MAÇI SONRASI ÖDÜL TÖRENİ SUNUMU
Sayın
Başsavcım!
Sayın
Müdürüm!
Kurumumuzda düzenlenen Odalar arası Futbol
Turnuvası Final Maçına hoş geldiniz!
Sayın Başsavcım!
Değerli Katılımcılar!
Bilindiği gibi,
(1) Hükümlü ve
tutukluların maddî ve manevî kalkınmaları için eğitim ve öğretim
faaliyetlerinin gerekliliği ve yararı bütün dünyaca kabul edilmiştir. Bu
faaliyetler, en etkili iyileştirme aracı olduğu kadar, kurum rejiminin
gerektirdiği disiplin ve düzene en iyi uyan yaşayış sistemidir.
(2) Eğitime yönelik
çalışmalardan beklenen; hükümlü ve tutukluların doğru davranış, tutum ve
alışkanlıkları benimseyerek, yeniden suç işlemelerini önleyecek ahlâkî değerler
kazanmalarını sağlamak, kurum hayatını normal hayata yakınlaştırarak, bu
kişilerin salıverilmelerinden sonra topluma uyumlarını kolaylaştırmak ve dış
olaylara, tahriklere karşı sabırlı, dayanıklı ve soğukkanlı hâle getirmektir.
(3) Avrupa Konseyi
Bakanlar Komitesinin “Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim” konulu tavsiye kararı
ile, ceza infaz kurumlarındaki eğitim hakkında üye devletlerce benimsenmesi
önerilen aşağıdaki temel ilkelere Kurumumuzda da uyulmaktadır. Buna göre;
a) hükümlü ve
tutukluların, meslekî eğitim, yaratıcı ve kültürel faaliyetler, bedensel
eğitim, spor ve sosyal eğitimden yararlanmaları için gerekli çalışmalar
yapılmaktadır.
b) Kurumumuzda barınan
hükümlü ve tutukluların, imkanlar dahilinde beden eğitimi çalışmaları yapmaları
ve spor faaliyetlerine katılmaları teşvik edilmektedir. Bu kapsamda kurumumuzda
voleybol turnuvası, futbol turnuvası, masa tenisi turnuvası ve satranç
turnuvası düzenlenmektedir.
Bilindiği gibi,
Sporun
iki yönden yararı vardır; hem vücutta fizyolojik değişikliklere neden olur, hem
de kişiye psikolojik açıdan destek verir.
Futbol
gibi bir takım sporu yapılıyorsa, kişi hem sosyal iletişim kurar, hem de ortak
bir hedef için takımıyla birlikte mücadele verir. Diğer takımı yenmek olan bu
hedef gerçekleşirse, büyük bir heyecan, mutluluk, gurur ve başarının getirdiği
duygular yaşanır. Şayet yenilgi ile sonuçlanacak olursa, bir sonraki maça kadar
ortak bir hedef uğruna çalışmaya devam edilecektir. Kişi, tek başına yapılan
sporlarda da kendine, buna benzer hedefler koyabilir. Ayrıca, Spor yaparak
stresle mücadele etmek mümkündür.
Fanatizme
kaçmamak şartı ile, sporun birleştirici yönü de gözden uzak tutulmalıdır. 2008
yılında yapılan Avrupa Futbol Şampiyonası’nda yarı finale yükselen A Milli
Futbol Takımımızın ülkemizde oluşturduğu sinerjiyi; Milli Takımımızın
başarısının sadece yurdumuzda değil yurtdışında da sabahlara kadar kutlanmasını
sporun birleştirici unsur olmasına örnek olarak verebiliriz.
Ülkemizde
düzenlenen 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nda mücadele eden; maçları yaklaşık
bir milyar insan tarafından canlı yayında takip edilen ve ülke tanıtımına
fevkalade katkıda bulunan A Milli Basketbol Takımımızın, diğer bir ifade ile 12
dev adamın maçlarının, bizlerde oluşturduğu heyecan, mutluluk ve gurur sporun
birleştirici yönüne somut bir örnek olmuş; millet olarak bizi tek yürek tek
vücut haline getirmiştir.
Son
zamanlarda ata sporumuz güreşte, boksta ve halterde dünya şampiyonalarında elde
edilen zaferler, ulus olarak hepimizin göğsünü kabartmıştır.
Sayın Başsavcım!
Değerli Katılımcılar!
Cumhuriyetimizin
Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün spora bakış açışına kısaca
değinmek istiyorum.
Atatürk, her alanda olduğu gibi,
sporda da bilim yolundan ayrılmamayı tavsiye ederken, sporun önemi üzerinde
durmuş ve ona yeni bir benlik kazandırmıştır.
Atatürk,
"Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir
terbiyesinde olduğu kadar, beden terbiyesinde de kabiliyeti arttırılmış ve
yükselmiş olan erdemli, kuvvetli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık
dileğidir" sözleriyle de bunu kanıtlamıştır.
"Açık
ve kati söyleyeyim ki, sporda muvaffak olmak için her türlü yardımlaşmadan
ziyade, bütün milletçe sporun mahiyeti ve kıymeti anlaşılmış olmak ve ona
kalben muhabbet ve onu vatani vazife telakki eylemek lazımdır" diyen
Ata'ya göre spor, her şeyden önce bir "vatan vazifesi"dir.
Ulu Önder, Türk sporcusunda yalnız beden kuvveti ve yetenek değil, aynı zamanda iyi ahlak ve zekanın da bulunmasını istemiş ve bu düşüncesini de; "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim" sözleriyle dile getirerek, bir sporcunun nasıl bir insan olması gerektiğini anlatmıştır.
Atatürk'ün ölümü üzerine Fransa’da yayınlanan dönemin en ünlü günlük spor gazetesi L"Auto'da yayınlanan makalede yer alan ifadeler aynen şöyledir:
".....Atatürk, Dünyada ilk defa beden eğitimini zorunlu kılan devlet adamıydı. Söylev ve kağıt üzerinde kalmayan icraatlarıyla, stadyumlar ve spor tesisleri yaptırdı. Döneminde Türkiye'de spor gittikçe artan önem ve değer kazandı."
Sayın Başsavcım!
Değerli Katılımcılar!
Kurumumuzda / / 20
tarihinde başlayan ve bugün final maçı ile sona eren odalar arası futbol
müsabakalarına toplam 44 takım katılmıştır. Eleme usulü ile yapılan ve kazanan
takımın bir üst tura çıktığı maçlar, oldukça güzel ve çekişmeli geçmiştir.
“Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” sloganı ile sahaya çıkan futbolcuların
adeta “topluma uyumları kolaylaştırılmış” ve hükümlü/tutuklular, “dış olaylara,
tahriklere karşı sabır, dayanıklılık ve soğukkanlılık” testinden geçirilmiştir.
Futbol turnuvası, yalnız beden kuvvetini ve yeteneği
değil, aynı zamanda iyi ahlak ve zekayı da içinde barındıran; centilmenliğin,
dostluğun ve kardeşliğin hakim olduğu maçlara sahne olmuştur.
Şimdi arzu ederlerse
konuşmalarını yapmak ve 1. olan ……… No’lu odanın futbol takımına kupasını
vermek üzere ........’nu kürsüye arz ederim.
Futbol turnuvasında 2. olan ……… No’lu odanın
futbol takımına kupasını vermek üzere
……………………………………………………………………. arz
ederim.
Odalar
arası futbol turnuvasında 3. olan ..... No’lu odanın futbol takımına kupasını
vermek üzere …………………………………………………………………
arz ederim.
Sayın
Başsavcım!
Sayın
…………
Sayın
Müdürüm!
Değerli
Katılımcılar!
Kurumumuzda düzenlenen Odalar arası Futbol
Turnuvası Final Maçı için düzenlen tören sona ermiştir. Arz ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder