13 Mayıs 2016 Cuma

ŞİİR DİNLETİSİ SUNUSU



ŞİİR DİNLETİSİ SUNUSU

1) Şiir, bir yürek hoplaması, bir rûh heyecânı ve bir gözyaşı… Aslında gözyaşları da, kelimelere başkaldırmış, saf şiir demektir. 
Şiir, şâirlere ait bir kısım solmayan çiçekler ve bu çiçeklerin çevreye saldıkları kokular demektir. Şiir, mahsulü olduğu topluma bir şeyler anlatma, bir şeyler hissettirme amacındadır.
-         Şiir duygudur, anlatmaktır, anlamaktır, hissetmektir.
-         Şiir paylaşmaktır, şiir bilmektir. Şiir hayattır; hayatsa bir şiir.
         Amacımız şiiri beraber anlamak, anlatmak; beraber hissetmek ve paylaşmaktır.
        Değerli Katılımcılar;
 Şiire yaptığımız bu yolculuğa hoş geldiniz.

2 ) Şimdi, geçen ay Adalet Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu Sesleniş Gazetesinde de denemesi yayınlanan, yazmaya meraklı arkadaşlarımızdan H. M. , “Sen Evde Yoktun” adlı şiirini okuyacak.

 3)   - Eflatun'a sormuşlar.

      "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nedir? "

      Eflatun tek tek sıralamış :

- Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler...
- Para kazanmak için, sağlıklarını yitirirler. Ama, sağlıklarını geri almak için de para öderler...
- Yarından endişe ederken, bugünü unuturlar. Dolayısıyla; ne bugünü, ne de yarını yaşarlar...
- Hiç ölmeyecek gibi, yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi, ölürler...

Cennet vatanımızın güzel köşeleri arasında mekik dokuyacağımız “Anadolu’da Bahar” ve  Geçmiş ile günümüz arasında zihnen mekik dokuyacağımız “Sarı Başaklara” adlı şiirleri yorumlamak üzere Kurum Öğretmenimiz Sayın S.A. Hocamızı buraya davet ediyoruz.

4) Ünlü şairimiz Bekir Sıtkı Erdoğan, 1963 yılında o meşhur “Hancı” şirini kaleme alır. Erdoğan, şiirini “Yolcu”nun ağzından hancıya sesleniş olarak yazmıştır.
       Aynı yıl içerisinde, Şair Raşit Akçura da “hancı”nın ağzından yolcuya sesleniş biçiminde bir şiir yazar. Böyle olunca oldukça hoş bir durum çıkar ortaya. Şimdi sizlere Hancı ile Yolcu’nun karşılıklı konuşmasını takdim ediyoruz. H. B. ve M.Ü. okuyacaklar.

     
5)                 Sevgi kimlere ne yaptırmadı ki…  kimini yaktı, kimini canından usandırdı. Kimi de çöllerde susuz kaldı. Kimi Tahir oldu, kimi Zühre.
    Ve aşk… Aşkı en güzel anlatan şiirlerden birisi de Mihriban…
 Mihriban Şiirini,   Sosyal Hizmet Uzmanımız Sayın D.K.’tan dinliyoruz.

 
6)                 Geceler… Yalnızlığın, sessizliğin, kimsesizliğin simgesi geceler… Hele bir de ayrıysak sevdiğimiz insanlardan…
         El ayak çekilince, kendi kendimizle baş başa kaldığımızda… Ve ister istemez bir fikre odaklandığımızda…
 Geceler ve Bulmak şiirlerini Y. A. ’dan dinliyoruz.


7)                 Şimdi şöyle bir tabloyu gözümüzde canlandıralım… Bir kız evi düşünün; Leyla’nın evi… Dünür gelenler ise Mecnun’un ailesi…Kısa bir hoş-beşten sonra kahveler içilir. Ve söze girilir. Allah’ın emri; Peygamberin kavli ile kız istenir… Onlar da verdik gitti derler…
Böyle bir durumda, Leyla ile Mecnun’un aşkı dillere destan olabilir miydi hiç?

 Bazen aşkı unutulmaz kılan, kavuşmanın zorluğudur.

Sevgilinin, aşığına ettiğine gelince… 
“Beni candan usandırdı /
Cefadan yar usanmaz mı” demiş şair…
Sevgili araya bitmez tükenmez engeller koyar,
Seven ne yapmaz ki…  Dağlara merdiven dayar … olmaz;
Çöllerde susuz kalır, olmaz.  Artık sevdiğine şöyle seslenir; 

Benden artık pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes”

 Ancak, doğru yolu göstermeyi de ihmal etmez. A. İ.’den dinliyoruz;


8-) Adı gül’dü. Halkımız arasında gül, sevginin;  gençliğin; istek ve ümidin karşılığı olarak kullanılır.

          Gül mevsimi kısadır. Bu bakımdan gül, insana faniliğini hatırlatır. Hazana ermesiyle gülistan harab olur, bağlar bozulur.
Nasıl küçük bir temasla bile gül, hemen soluverirse hassas bir insan da gül gibi, dostlarından gelen küçük bir sözden bile alınabilir.

Adı Gül’dü… Bu şiiri sizlere, Eğitim Servisi Görevlisi Arkadaşımız G.  A.  takdim edecek.


9)  Sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha fazla zaman ayırın… Peki ne yapmalı, nereden başlamalı? "Ertelemeyin Hayatı"... Y.K.'dan dinliyoruz.

10)    İnsan bu;
Su misali kıvrım kıvrım akar ya…
Su akar; Kimi yerde derinleşir, kimi yerde sığlaşır.
Kimi yerde dellenir, kimi yerde söylenir,
Kimi yerde bulanır, kimi yerde berraklaşır.
Kimi yerde daralır, kimi yerde genişler.
Denize kavuştuğu zaman da olur, kuruduğu çekildiği zaman da…

Ancak O, her yerde yine sudur. Bulanık diye tükürmeyin. O, temiz bir kaynaktan geliyor. Belki temiz bir yere dökülecek.

İnsan bu, su misali…
O’na, insan olduğu için değer verin… yüz yüze geldiğiniz her insanı bir ayna kabul edin. Aynada göreceğiniz ancak kendinizsiniz. Öyleyse, aynada görmek istediğiniz gibi hareket edin… F. K.'tan dinliyoruz.

11- Günümüzde şiirleri en güzel yorumlayan insanlardan birisi… En önemli özelliklerinden birisi de her yörenin şivesine göre şiiri yorumlayabilmesi… Bedirhan GÖKÇE’den bahsediyorum. Bir gurbetçinin Almanya’dan bir arkadaşına yazmış olduğu Alamanya Mektubunu  Ege şivesi ile Bedirhan GÖKÇE’nin sesinden takdim ediyoruz sizlere …


12- Değerli katılımcılar şiir dinletimiz sona ermiştir. Katıldığınız için teşekkür ederiz.     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder